« Önceki | Sonraki »

Ekim 15, 2005

acun'dan sonra 18+'yı sıkıp ilk kez bindiğim trende okuduğum dostoyevski'den 'bir anarşistin kaza sonucu ölümü'ne

acun geldi okula avea sponsorluğunda cuma günü.geleceğini ilk duyduğumda çok saçma bulmuştum ki gelmeyi pek düşünmüyodum zatialilerine.arkadaşlar gitmeye koyuldu ve ben de takıldım peşlerine.az da olsa merak ediyordum, napıcak bu adam, diye.şovdan sonra memnundum halimden, iyi ki izlemiştim.adam sempatik falan geldi işte..anlattıkları gerçekten şaşırtıcı.

 

18+'yı geçen gün yeniden alana kadar unisex diye bilip kullanıyodum ama market fişinde 'erkek' yazıyodu.üzerinde belirtilmemiş hangi cinse hizmet için üretildiği.unisex anlamamdaki sebep bununla birlikte kokusu da tabi..erkeksi sanki ama...neysee..

 

10 seneyi aşkın bi süreden sonra ilk kez trene bindim dostlar..meraktan sonra daha ucuz olduğu için..biletlerimizi kontrol eden memurlar propaganda filmini anımsamama sebep oldu.çoğunlukla yaşlı amcalar, teyzeler vardı.arkasından benim gibi öğrenciler.trene binmeden önce bilet kesenden öğrenmiştim bayan yanı olmayan bi koltuk aldığımı.'umarım öküzün biri çıkmaz yanımdaki' derken derken tam 3 tane çıktılar.karşılıklı ikili koltuklardanmış benimki.ne şans bendeki de yaa..çaprazda tek oturan bi adamla göz göze gelmem yetti yerini bana vermesi için.ama orası da rahat diildi.girip çıkanı hiç eksilmeyen vagonun girişine yakın olduğum için fazlaca gürültü çektim ve soğuk hava geliyodu pencerenin önünden de.ince de giyinmiştim.zaten istanbul'a gelirken kışlıkları alma niyeti de taşıyodum bi yandan.hasta olcam diye korktum ama şimdilik iiyim o kadar üşümeye...bu arada sanırım artık, trene sadece ucuz olduğu için binicem..hatırladığımca, eski halleri yeterince sarsıntılı, bol tozlu ve kulağa zarardı..

 

okuduğum kitaptan...
...
kim bilir adamcağıza suçunu itiraf ettirmek için kendi usulünüzce ne psikolojik işkenceler ettiniz.karşısına geçip gece gündüz, "sen katilsin! sen katilsin!" diye bağırdınız.sonra şüphelerinizi bir başkasında yoğunlaştırdınız.tam bu sırada adam gelip suçunu itiraf edince, "kendi ağzınla konuşmuyorsun." dediniz.şimdi de karşısına geçip, "sen katil değilsin. sen katil değilsin." diyeceksiniz.bu durumda mesleğiniz gülünç olmaz da ne olur?-dostoyevski'cim
 
...bu parça bana "bir anarşistin kaza sonucu ölümü"nü hatırlattı..bilmem izlediniz mi ama çok iyi bi oyun..devlet tiyatrolarındaydı o zaman istanbul'da.belki hala oynuyodur.şimdi bilemicem.italyan adalet sistemine bi eleştiri olarak yazılmış.'altı çizilmesi' gereken o kadar çok yer var ki.aklımda kalansa son cümle olmuştu doğru dürüst ve etkilendiğim."bazıları vardır ki başları hep dik yürür.çünkü boğazlarına kadar boka batmışlardır" :))

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: caglar | Tarih: Ekim 16, 2005
    Konu: ..
    Bir demiryolcu olarak trene devamlı binmen dilekleriyle:)

    Bağlantı »

  2. Yazan: anerka | Tarih: Ekim 16, 2005
    Konu: Başlıksız Yorum
    bakalım :)

    Bağlantı »

  3. Yazan: TuLuAt | Tarih: Ekim 18, 2005
    Konu: Suç ve Ceza
    3 kez okudum, herhalde ölene kadar bir kaç kez daha okurum..
    "Bildiğiniz gibi, her insanın hiç değilse gidebileceği bir yeri olmalıdır." bu söz de bana "Ve o hiç birşey demedi" isminde bir kitabı hatırlatıyor; galiba Coelho muydu, neydi?

    Bağlantı »