:)
« Önceki | Sonraki »
"LİZBON - Türkiye’de de ‘Körlük’, ‘Umut Tarlaları’, ‘Ressamın el kitabı’, ‘Ricardo Reis’in öldüğü yıl’ kitaplarıyla bilinen 83 yaşındaki yazar José Saramago, Portekiz’de bir kütüphane toplantısında yaptığı konuşmada, “Okumak her zaman azınlık içindi, her zaman da öyle olacak. Herkesten okuma arzusunda olmasını istemeyeceğiz” dedi.
Portekiz’de kitap okumanın teşvik edilmesiyle ilgili bir program hazırlayan iktidardaki Sosyalist hükümetin programla ilgili Onur Kurulu’nda da yer alan, 1998 yılı Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Saramago’nun, okuma arzusunun teşvik edilmeye çalışılmasıyla ilgili “bunun bir değeri olmadığı ve yararsız olduğu” ifadeleri ise salondakileri şaşırttı.
KÜLTÜR BAKANI ŞAŞKINLIĞA UĞRADI
Kültür Bakanı Isabel Pires de Lima, Saramago’nun ifadeleriyle şaşkınlığa uğradığını belirterek, kitap okumanın teşvik edilmesiyle ilgili bir faaliyetin nasıl önemsiz görülebildiğini anlamadığını söyledi.
Portekiz Hükümeti’nin bugün Bakanlar Kurulu’nda onaylanan programında çocuk yuvalarında günün bir bölümünde kitap okunması çağrısı da yer alıyor."-http://www.ntvmsnbc.com(NTV-MSNBC VE AJANSLAR-Güncelleme: 14:34 TSI 02 Haziran 2006 Cuma)
yoo..mutlu değilim..bakmayın buraya yazmadığıma ne zamandır..umudun umutsuzluğu bastırdığı bi istekle bıçağı arıyorum..yeter bu kadar gördüğüm, duyduğum, hissettiğim.geriye kalanlara bol şans...ama ben gitmeliyim.bu anlamsız hissedişlerle olmuo.yeterince acıdım diyemicem; biliorum ki daha fazlası var.ama bu kadarı yeter..mi..yetmez..acıyı istiyorum..daha fazlasını..daha bi şey görmedin kızım..kes zırlamayı..yalnız artık yaş gelmio..bunu bi gelişme olarak göresim var..zırlamaktan iidir her şey..."çıplak" bi filmimi çekmek istiyorum..bütün diğerlerinden arınmış..içimde ne varsa..dışıma ne
kattıysa..güzel...çirkin...masum....seksi....iyi...kötü...ölü...canlı...sıcak...soğuk...kara...beyaz...yapabileceğim kadar gürültüyle...kalabildiğim kadar sessiz...kimsesiz...
istanbul'dan uzakta
istanbul'dan uzakta...
buz gibi kafes bi dünyada
yine bir ben kaldım
önce terkettiler benden
şimdi lanet gelen bu şehri
kendimle baş başa
kaç korkuya ev sahipliği yapacağım daha
gerçekten korkuyorum ama
korkmak nedir ki, deyip
dalga mı geçmeliyim onunla?
notistanbul
ölümlerin erkeni geçi olmaz.her ölüm erkendir kanaatimce.her ölüm yarım kalmışlıktır, bitmemişliktir.her ölü ölümsüzdür eskiden, dünyadayken.bir türlü farkında olamadığı için ölümsüzlüğün ömrünün ölümlülüğünün.hayat dediğin nedir ki."uyudun uyanmadın olacak" bir şairin de dediği gibi.uyuyacağım bir gün ve bir daha asla ama asla burda uyanmayacağım.ne kadar uzak, kasvetli, ürkünç gelse de bu düşünce , gerçek.hatta gerçeğin ta kendisi.
notum:az önce tivide 'melekler şehri'ne denk geldim de o yüzden şey ettiydim :) du bi de foto koyalım ordan..
yalancıyız biz, hepimiz..kuralcıyız sorgulamadan, nedensiz..endişeliyiz gözyaşlarımızdan, onları akıtanlardan..sevebiliriz aslında her zaman, açık olsaydı gözlerimiz..eğer yolunda gitmediğini düşünüyorsak yaşamımızda bi şeylerin, yenebiliriz küskünlüğümüzü, sebebini sorarak belki ya da sebebine sarılarak..artık ağlama..çünkü ben de ağlıyorum..işte..bencilim yine..bencilce yaşıyoruz yana yana..
acun geldi okula avea sponsorluğunda cuma günü.geleceğini ilk duyduğumda çok saçma bulmuştum ki gelmeyi pek düşünmüyodum zatialilerine.arkadaşlar gitmeye koyuldu ve ben de takıldım peşlerine.az da olsa merak ediyordum, napıcak bu adam, diye.şovdan sonra memnundum halimden, iyi ki izlemiştim.adam sempatik falan geldi işte..anlattıkları gerçekten şaşırtıcı.
18+'yı geçen gün yeniden alana kadar unisex diye bilip kullanıyodum ama market fişinde 'erkek' yazıyodu.üzerinde belirtilmemiş hangi cinse hizmet için üretildiği.unisex anlamamdaki sebep bununla birlikte kokusu da tabi..erkeksi sanki ama...neysee..
10 seneyi aşkın bi süreden sonra ilk kez trene bindim dostlar..meraktan sonra daha ucuz olduğu için..biletlerimizi kontrol eden memurlar propaganda filmini anımsamama sebep oldu.çoğunlukla yaşlı amcalar, teyzeler vardı.arkasından benim gibi öğrenciler.trene binmeden önce bilet kesenden öğrenmiştim bayan yanı olmayan bi koltuk aldığımı.'umarım öküzün biri çıkmaz yanımdaki' derken derken tam 3 tane çıktılar.karşılıklı ikili koltuklardanmış benimki.ne şans bendeki de yaa..çaprazda tek oturan bi adamla göz göze gelmem yetti yerini bana vermesi için.ama orası da rahat diildi.girip çıkanı hiç eksilmeyen vagonun girişine yakın olduğum için fazlaca gürültü çektim ve soğuk hava geliyodu pencerenin önünden de.ince de giyinmiştim.zaten istanbul'a gelirken kışlıkları alma niyeti de taşıyodum bi yandan.hasta olcam diye korktum ama şimdilik iiyim o kadar üşümeye...bu arada sanırım artık, trene sadece ucuz olduğu için binicem..hatırladığımca, eski halleri yeterince sarsıntılı, bol tozlu ve kulağa zarardı..
okuduğum kitaptan...
...
kim bilir adamcağıza suçunu itiraf ettirmek için kendi usulünüzce ne psikolojik işkenceler ettiniz.karşısına geçip gece gündüz, "sen katilsin! sen katilsin!" diye bağırdınız.sonra şüphelerinizi bir başkasında yoğunlaştırdınız.tam bu sırada adam gelip suçunu itiraf edince, "kendi ağzınla konuşmuyorsun." dediniz.şimdi de karşısına geçip, "sen katil değilsin. sen katil değilsin." diyeceksiniz.bu durumda mesleğiniz gülünç olmaz da ne olur?-dostoyevski'cim
...bu parça bana "bir anarşistin kaza sonucu ölümü"nü hatırlattı..bilmem izlediniz mi ama çok iyi bi oyun..devlet tiyatrolarındaydı o zaman istanbul'da.belki hala oynuyodur.şimdi bilemicem.italyan adalet sistemine bi eleştiri olarak yazılmış.'altı çizilmesi' gereken o kadar çok yer var ki.aklımda kalansa son cümle olmuştu doğru dürüst ve etkilendiğim."bazıları vardır ki başları hep dik yürür.çünkü boğazlarına kadar boka batmışlardır" :))
tamam tamam sustuum!
ithalat-ihracattan bana ne!
tamam tamam sustuum!
onun saçının renginden bana ne!
tamam tamam sustuum!
saçımdan bana ne!
gözümden bana ne!
söylenenlerden ve söylediğimden bana ne!
ver, ver ateşe!ver bizii
bir iz bırak burda, iz bırakanlar unutulmaaz.
ver, ver ateşe evimizi
bir iz bırak burda, iz bırakanlar unutulmaaaz...
ver iz may maynd
?
topraklar üzerime,
denizler üzerime,
yer üzerime,
dökülse!
sarmal sarmal sarılmışlar
duygular bende